Bölüm 1
|
|
Bu bölümde, bu zamana kadar yazılmış olan tefsirlerde insanın yaratılması ile ilgili açıklamaların doğru olmadığının ayetlerle isbat edildiğini bulacaksınız.
|
|
Devamı
| |
Bölüm 2 (Yeni)
|
|
Bu bölümde, bütün insanların bedenlerinin dünyadan başka bir dünyada teker teker önce topraktan yaratıldığını ayetlerle isbat edildiğini bulacaksınız. Âdem babamıza ruh verildikten sonra, insan bedenlerinin zerreler (nutfeler) halinde âdem babamızdan alındığını ve onlara ruh verilerek insanların ilk yaratılmasının dünyanın dışında, başka bir mekânda olduğunun ayetlerle izahını bulacaksınız |
|
Devamı
| |
Bölüm 3 (Yeni)
|
|
Orada ilk defa Âdem babamızın Allah'a şirk koştuğunu, bizim de Âdem babamıza uyarak istisnasız bütün insanların Allah'a şirk koştuğunu ayetlerle izahını bulacaksınız |
|
Devamı
| |
Bölüm 4 (Yeni)
|
|
Allah'ın bizleri kelamıyla ikazlarına aldırış etmediğimiz için, hak ettiğimiz ebedi cehennem azabıyla bizi cezalandırarak insanların tamamını cehennemin kenarına indirdiğini ayetlerle izahını bulacaksınız. |
|
Devamı
| |
Bölüm 5 (Yeni)
|
|
İstisnasız bütün insanların Allah'a şirk koşmasının nebiy olan resüller seçilmeden önce olduğunu ve Allah'a karşı işlemiş olduğumuz şirk günahının ayetlerle isbatını bulacaksınız |
|
Devamı
| |
Bölüm 6 (Yeni)
|
|
Cehennemin kenarından tecil edilmiş ceza ile çıkarılmamız ve Müslümanların ilkinin Efendimiz Muhammed (S.A.V) olduğunu ve Efendimizin ilk mirac olayının bedeniyle birlikte orada vaki olduğunu, ikinci mirac olayının bu dünyada ruh ve beden olarak bu dünyada vaki olduğunu ayetlerle izahını bulacaksınız. Efendimize nebiylik verildikten sonra Allahın, bu dünya ve içindekiler, uzay ve içindekiler, yedi kat gökler ve içindekileri yaratmaya başladığının ayetlerle izahını bulacaksınız. Allah'ın Efendimizi oradaki miracında nebiy kıldığını, Furkan isimli bir kitap verdiğini ve ilk nebiy olan efendimizi insanların tamamına resül olarak gönderdiğini ayetlerle izahını bulacaksınız |
|
Devamı
| |
Bölüm 7 (Yeni)
|
|
Bugüne kadar yazılmış olan nebiy ve resul tarifinin "her resül nebiydir ama her nebiy resül değildir" ifadesinin isabetli olmadığını, bunun tersi olan yani "her nebiy resüldür, her resül nebiy değildir" ifadesinin doğru olduğunu ayetlerle izahını bulacaksınız. |
|
Devamı
| |
Bölüm 8 (Yeni)
|
|
kitap ve hikmet diye ifade edilen Kur'an'dan ayrı bir kitap olan Furkan isimli kitabın incelenmesini böyle bir kitabın varlığının isbatını bulacaksınız. |
|
Devamı
| |
Bölüm 9 (Yeni)
|
|
Furkan ilk olarak bezm-i elestte efendimize verilmesi. İsa (A:S) ölmediğinin tekrar dünyaya ineceğinin ayetlerle isbatı |
|
Devamı
| |
Bölüm 10
|
|
Orada Efendimize ilk defa Musa (A.S.) olmak üzere, Nuh (A.S.), İbrahim (A.S.) ve İsa (A.S.) efendilerimizin iman ettiklerini, diğer nebiylerin daha sonra iman ettiklerini ve Allah'ın bütün nebiylere Furkan isimli kitabı verdiğini ayetlerle izahını bulacaksınız. |
|
Devamı
| |
Bölüm 11
|
|
Diğer bütün nebiylerin ulül azim nebilere tabi olarak Müslüman olmaları |
|
Devamı
| |
Bölüm 12
|
|
BEZM-İ ELEST’ TE BÜTÜN NEBİYLERE KİTAP VERİLEREK İNSANLARIN TAMAMINA RESÜL OLARAK GÖNDERİLMELERİ
İnsanların bu ihtilaflarından dolayı da Allah her zamanki gibi yine merhamet etti. Çükü O (c.c), merhametlilerin en merhametlisidir. Allah, kendisine yönelip teslim oldukları için nebiy kıldığı bu yüz yirmi dört bin kişiyi resüllük ile vazifelendirip, onlardan her birine “kitap ve hikmet”i yani Furkan’ı da vererek insanları Allah’a davete memur kıldı. Nebiy olan resüller onları Furkan’ın hakemliğinde Allah’a davet ettiler ve onlara hak ile batıl arasında ihtilaf ettikleri hususları açıkladılar. |
|
Devamı
| |
Bölüm 13
|
|
KİTAP EHLİ’NİN İNCELENMESİ
• Sadece Yahudi ve Hıristiyanların tamamı kitap ehli değildir. Kitap ehlinin bir kısmı nebi olan resüllerin tamamı, bir kısmı nebi olmayan resüllerin tamamı, bir kısmı sadece uyarıcıların tamamı, bir kısmı (Musevilerden) Yahudilerden, bir kısmı Hıristiyanlardan, geri kalanı da Sabiilerdendir. |
|
Devamı
| |
Bölüm 14
|
|
KENDİLERİNE MUCİZE GELDİĞİ TAKDİRDE İMAN EDECEKLERİNİ SÖYLEYENLERE ALLAH’IN DAHA ÖNCE GÖSTERDİĞİ MUCİZELERİ HATIRLATMASI
Allah, yedi Âdem’in ve nesillerinin tamamının yaratılışını bitirdikten sonra, iman etmeleri için arz’da yani dünyada olup bitenleri göstermişti. Ancak insanların çoğu buna aldırış etmemişlerdi. Allah iman etmeyenlere mucizelerini hatırlatmaya başladı. |
|
Devamı
| |
Bölüm 15
|
|
GECE VE GÜNDÜZÜN MEYDANA GELMESİ GÜNEŞE BAĞLI DEĞİLMİ?
Son iki ayet gece ve gündüzün ayrı ayrı devam ettirilmesinde güneşten hiç bahsetmediğine göre, bunların güneşe tabi olduklarını söylemek doğru değildir. Zaten gündüzün olması güneşe bağlı olsaydı, yalancı fecir diye bilinen aydınlığın kaybolmasını izaha imkan var mıdır bilemiyoruz. Tefsirlerde, bizim izaha çalıştığımız bu beyan da yoktur. Her şeyin en doğrusunu hakkıyla ancak Allah bilir... |
|
Devamı
| |
Bölüm 16
|
|
BÜTÜN İNSANLARIN GALUBELA DİYEREK ALLAH’A TESLİM OLMASI VE A’Lİ İMRAN 193 TE “İŞİTTİK, HEMEN İMÂN ETTİK” DİYEREK İMAN ETMELERİ
İnsanlardan iman etmeyenler görüp aldırış etmedikleri bu mucizeler kendilerine hatırlatılınca aciz birer kul olduklarını anlayıp teslim olmaktan başka çareleri olmadığını kabul ettiler. Dolayısıyla istisnasız bütün insanlar müslüman oldular. Bütün insanların Bezm-i elestte müslüman olduğunu bildiren en açık ayetlerden bir tanesi aşağıdaki ayettir... |
|
Devamı
| |
Bölüm 17
|
|
ALLAH’IN İNSANLARDAN BEZM-İ ELESTTE ALDIĞI MİSAKLAR VE EFENDİMİZDEN SONRA GELECEK OLAN NEBİ OLMAYAN RESÜLLERİN AÇIKLANMASI VE İNSANLARIN TAMAMININ İLK ÖLÜMLERİNİN VUKU BULMASI
كُلُّ “küllü” kelimesi bahsi geçen topluluğun, tamamını teker teker kapsamaktadır. Yeni doğmuş her insan bu ayetin muhatabıdır. Bu dünyada hiçbir kötü amel işlememiş yeni doğmuş çocuk ne kazanmıştır ki rehindir? Bunun cevabı: ilk yaratıldığında işlediği şirk amelidir... |
|
Devamı
| |
Bölüm 18
|
|
İNSANLARIN TAMAMININ NUTFELER HALİNDE ADEM BABAMIZA TEKRAR YERLEŞTİRİLİP ONUN CENNETTE DİRİLTİLMESİ VE DÜNYAYA İNDİRİLİŞLERİ
...kalblerimiz katılaştı ve bezm-i elest’te yaşadığımız hayatı unuttuk. Orada tam bir ömür geçirdik. Her insan nebiy olan resullerin tamamını tanıdı. |
|
Devamı
| |
Bölüm 19
|
|
GÜNAHLARI SEVAPLARINDAN FAZLA OLAN MÜSLÜMANLARIN (MÜCRİMLERİN) AHİRETTEKİ HESAPLARI
Bu zamana kadar bu konuda meşhur olan görüş: günahı sevabından fazla olan müslümanların, günahları miktarınca cehennemde ceza çektikten sonra mutlaka cennete girecekleri söylenmektedir. Dolayısıyla insanlar kendi hesaplarına göre cehennemde çok az kalacaklarına inanarak günah işlemekten sakınmamaktalar. Ancak böyle bir inancın aşağıdaki ayetlerin ışığında doğru bir inanç olmadığı anlaşılmaktadır. |
|
Devamı
| |
Bölüm 20 (Yeni)
|
|
CEHENNEMDEN İMANLARINDAN DOLAYI ÇIKACAK OLANLARIN CEHENNEMDE KALACAKLARI MÜDDETİN TESBİTİ
...Şu anda Cennette ve Cehennemde hatta A’rafta yani Cehennemden şefaatle çıkarılanların Cennete girmeden önce bekletildikleri yerde insanların olduğunu bildiren ayetler pek çoktur. Hâlbuki bizim babamız olan Âdem ve ondan evvelki sekiz Âdem ve nesilleri hesap vermedikleri için Cennette ve Cehennemde olmaları mümkün değildir. Öyleyse bu insanlar kimdir? Onlar, Allah’ın (C.C) evvelce kopan kıyametlerden önce yaratılan Âdemlerin nesillerindendir... |
|
Devamı
| |